…
FARKINDALIK çalışmalarına danışan olarak uzun bir süre eşlik ettim, ayrıca MINDFULNESS eğitimi aldım ve yurtdışından bir kaç program almaya devam ediyorum. Ve tekniğin ya da yeni dönem popüler psikolojinin yanlış anlaşıldığını, uygulandığını ve öğretildiğini düşünüyorum. Aslında bu tekniği çok iyi uygulayan bir kahraman var: JEDI! Evet şaka değil, Jedi. Bu bilgiyi edindikten sonra oturup bir iki STAR WARS filmi izledim, maalesef daha önce izlememiştim. Jedi kısmını daha sonra yazmayı düşünüyorum, şu dönem odaklanamadım ve beklettiğim konularım var. Yazılarımı takip eden varsa en son Şeker konusunda takılıp kaldım. Jedi’yi şimdilik bir kenara bırakırsam, kendi örneğimden anlatmaya devam edebilirim.
Benim danışmanlık aldığım dönemde, danışmanım yaşadığım bir üzüntü dönemi için hayatından çalıyorsun, tecrübeden dersini al ve yoluna devam et demişti. Duygularımı yaşamam, içime kapanmam, derin üzüntü hissetmem üzerine bu tepkiyi vermişti. Tam da bu noktaya çok takıldım, detaycı ve obsesif karakterim devreye girdi okumaya başladım; eğitim aldım, araştırmaya başladım. İşin temeli ile uzaklaştığı ve sizi bencil olmaya, duyguları bastırmaya ittiği, duyguların otonom bir fiziksel tepkiye indirgendiği noktanın tam da bu olduğunu kavrıyorum.
Ayrılık, ölüm, tartışma, kötü bir tecrübe, aldığınız dersin ötesinde bir yas dönemi gerektirir ve insan kalmak için önemlidir. Üzülmek normal bir duygu ve sizi EZİK yapmaz. Ağlamak normal bir tepki ve sizi ZAYIF yapmaz. Korkmak doğal bir tepki ve sizi GÜÇSÜZ yapmaz. Bunların gelişine ve gidişine izin vermeniz önemli. Bir olayın duygusal şokunu yaşamadan, geçmişte bırakmak sizin tecrübeden ders alabileceğiniz anlamına gelmiyor. Duygusal şok bütün yaşanır, ne zihni ne bedeni ne ruhu ayrı koyamazsınız. Bu sebeple duyguları bırakın aksın.
Zihin, beden, ruh birbirine bağlı; zihnen kabul ettiğiniz ileri adımı bedeniniz kabul etmeyebilir ya da ruhunuz eski neşesini bulamayabilir. Yaşanması gereken duyguları zaman alıyor diye yaşamamak insan olmayı reddetmek gibi bir şey. Her şeyin bir akışı var, akışa teslim olmak bu demek aslında. Akışa bırakmak yeni olana sıçramak değil, gideni uğurlamasını bilmek, üzüntünü karşılamayı bilmek. Üzülmen gerekiyorsa üzül, kırgın ol, sinirlen, bağır, ağla, aç kal, çok ye, tepin, yalnız kal, çok konuş, konuşma, anlat, anlatma, yürü, koş, uyu…
İçindeki enerji nasıl dışarı çıkacaksa akıp gitmeli, engel olma ancak ondan sonra olan biten için farkındalık ile ilgili konuşabiliriz. Burada sadece bir nokta var, duyguların tekrarını yaşatmaya devam edip depresyona doğru yol alıp almadığın. Yani bu akıp gitmekte olan duyguları bırakmaya razı olmamak seni hapsedebilir.
Duygularınızı yaşadığınız için zaman kabettiğinizi söyleyen insanların hayatlarına, mutlu olup olmadıklarına, duygusal tepkilerine, aile kavramına yaklaşımına, ilişkilere yaklaşımına, dostluğa yaklaşımına, insani değerlerine dikkat edin. Sizin derinliğinizi anlamakta zorlanan bir kişi sizin için doğru kişi olmayabilir. Bunun sebebi herkesin Jedi gibi USTALIK seviyesine gelmemiş olması, sizi objektif ve sizin değerlerinizle algılayamamasıdır. Size mentor olan ya da danışmanlık aldığınız kişi sadece kendi tecrübeleri üzerinden ve duygu hali üzerinden sizin yolculuğunuzda yer alıyor olabilir. Bu sebeple dikkat edin, sadece ve sadece kendiniz tanımak için bu yola çıkın. Değişim sonrasında sizi takip eder.
Duygu derinliğinizin olması çok güzel ve sizi özel yapar; kurban olma halinde değilseniz, depresyonda değilseniz, proaktif olabiliyorsanız. Farkındalığı tam da burada devreye sokun.
Siz böyle çok güzelsiniz ve lütfen böyle kalın.
Ben derinliği olan insanlarla karşılaştığımda kendimi çok şanslı hissediyorum.
Paylaşmayı ve destek olmayı unutmayın.
Umarım yargıları iptal edip, dinlemeyi öğrenebiliriz.
Sevgiler
Deniz
Yazının ilk yazıldığı tarih 26 Nisan 2018’dir.
Discover more from DO Wellness Co.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.