Usta:Sensei:Master:Üstad

Yaşamda ustalıkla ilgili okumalar yaparken şöyle bir not okudum usta olmak üzerine: ‘Elleri çalışmaktan sertleşene de zihnini kullanarak güçlendirene de usta denir.’ Oxford Sözlüğü (Oxford Dictionary) usta olmayı şöyle tanımlamış: bir zanaati bütün incelikleriyle gereği gibi öğrenmiş olan ve onu kendi başına uygulayabilen, yapabilen kimse. Mesela yıllanmış bir doktor, sanatçı yoga eğitmeni marangoz alanında usta mıdır? Ustayı sadece Türkçe anlamındaki karşılığı ile düşünmeyin Sensei, Master, Profesyonel, Üstad.

Eski toplumlarda çırak-kalfa-usta yetişme düzeninde sadece el mahareti değil, sosyal ilişkiler ve zihinsel gelişimi, düşünme biçimleri de öğretilirdi. Etik ve ahlak da değerli ve önemliydi. Bu da kişinin çok yönlülüğünü anlatıyor, yaşamda ustalık da çok  yönlülük ile mümkün.

Antonio Gramsci’nin ‘Hapishane Defterleri’ kitabında yer alan “Bütün insanlar entelektüeldir, ama toplumda herkes entelektüel işlevi görmez” söylemi bize büyük bir alan açıyor ve kocaman, doldurulabilir bir boşluk bırakıyor. Entelektüel olamasak da, o niyet içerisinde olmanın fiili önemini anlatıyor aslında. Ustalığın uzak tanımı bir anlamda, çünkü uzmanlığınıza katkı sağlayacak her alanda kendinizi geliştirmeyi anlatıyor. Entelektüelleri ise iki gruba ayırmış Gramsci: geleneksel ve organik. Benim aradığım ‘Ustalık Sistemi’  bu açıklamaya göre geleneksel bir entelektüel yaratımına dayanır.

‘Geleneksel Entelektüeller’ akademisyenler, yazarlar, sanatçılar gibi meslekleri gereği düşünen ve düşünmek zorunda olanlar, düşünce üretenler. Mesela Yuval Noah Harari. Elon Musk’ı ise organik bir entelektüel olarak aktarmak mümkün. Yapay zekayı kullanan ve sosyal hayata adaptasyonu ve toplumun normların dışında bir gelecek kurgusu yaratan, buna hizmet eden bir isim. Organik entelektüeller toplumsal sınıfların çıkarlarını temsil eder, yine Musk’ın güncel politik hareketlerini ve sosyal medya gücünü bu yönde kullanmasını göstermek mümkündür. Ama Musk ile ilgili şuna itiraz ederim, Gramsci’nin tanımına uygun düşse de, toplumu teknolojik gelişmelerle ileri yönlendirirken, entelektüel bir bilinç getirdiğini düşünmüyorum.

Entelektüel Hezărfen’dir, bir çok bilimle meşguldür, uzmandır ve yaratım içerisindedir. Gramsci’nin entelektüel tanımını uzak bir ustalık tanımı olarak çerçeveleme sebebim de bu, entelektüel tanımımız farklı. Hezărfene en yakın entelektüel tanımına uygun isimlerden birisi  Leonardo da Vinci’dir, polymath da denir, ressam, mühendis, bilim insanı, teorisyen, heykeltıraş, mimardır. Şunu da not etmek isterim, kapitalist sistemle beraber tek alanda uzmanlaşmanın insanoğlunun gelişimini negatif etkilediğini düşünüyorum, bilimsellik ya da teknolojik bir bakış açısıyla ilerlemiş görünüyoruz fakat vizyonumuzu ve yaşam felsefesi kurma yetimizi ya da insan olma inşaasını yitirdik, bıraktık. Bu vizyonsuzluk ise dolaylı olarak yaşamı başıbuyruk dizayn ediyor. Facebook kurucusu Mark Zuckerberg; Tesla, SpaceX, OpenAI ve Neuralink kurucusu Elon Musk’ın toplumlara kontrolsüz ve bilinçsiz ya da çok yönlü tasarlanmamış, düşünülmemiş etkileri gibi.

Entelektüel bir usta her fikre, her olaya ilk başta eşit mesafeli bakabilmektedir. Yaşamda ustalık da sanırım buradan geçiyor. Yeniyi kabul etmek de, eskiyi bırakmakta eşit bir zihin aralığında olmak gerekiyor. Böylece engelleri kaldırmak ve yaratabilmek, üretebilmek mümkündür. Socrates’in Entelektüel Tevazu’sunu hatırlatmak istiyorum: “Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir.” Ve bu bilge olmaktan da rahatsız edici bir duruştur.

Bir ustanın geldiği mertebede tevazunun olması gerekir. İnandığı şeylerin aslında yanlış olabileceğini kabullenme halidir bu. Çünkü çıraklar, kalfalığa erişene kadar geçen zamanda birçok hata ile yüzleşmiştir, bir çok kez doğru bildiğini bırakıp yeniden başlamıştır. Ustanın bu tevazusu entelektüel tevazu olarak da adlandırılabilir. Dünyaya gerçekçi bir bakış açısını korur, doğru ve yanlışa mesafesini korur. Bunu aynı zamanda alanında uzmanlaşmış kişilerden de bekleriz. Mesela profesör, mesela doktor ama bir avukattan muhasebeciden beklemeyiz. Bu da entelektüel insan ve iş alanlarının ayrıldığını gösterir, iyi bir profesör olmak çapraz okuma, farklı alanlarla ilgili kişisel yatırım gerektirir. İyi bir psikoloğun sosyolojiden ve temel farmakolojiden uzak olmasını beklemeyiz ya da iyi bir beslenmenin ruhsal bedene etkisinden. Bu alanlarda çalışanların farklı alanlara karşı ilgisi ve entelektüel bir yatırımının olması gerekir. İşi, işinin alanı, bunu gerektirir. Antonio Gramsci’nin ‘Geleneksel Entelektüel’ tanımının bir karşılığı… Avukat ve muhasebeciden ise sadece işini ustalıkla yapması beklenir. Bu açıklamalardan usta ve entelektüelin hayat içerisinde kesiştiğini ama her ustanın entelektüel olmadığını anlamak mümkündür.

Entelektüel ya da değil, ustalık işini hakkıyla yapmak anlamına geliyor. Sabah uyandığımızda yatağımızı düzgün derli toplu hale getirmekle başlıyor. Eskilerin vesvese dediği, bizim anksiyete dediğimiz düşünceleri arındırmak, karara varmak, sakinleşmek hepsi yaptığın işte ustalıkla mümkün. Fiziksel sağlık, eylem, zihin ve ruhu tümlemek de çok yönlülüğü gerektirir. Her kişi içinde entelektüel bir bakış açısı barındırmalıdır. Wellness’ı bu anlamda önemsiyorum, ustalığa giden yolun peşinde, yaşamda ustalık, ben de bu tümel bakış açısını korumak, ama önce oluşturmak için çalışıyorum.

Sevgiler, Deniz

Tüm içerik hakları saklıdır.

Paylaşım görseli: Metnimi okuyan ChatGPT oluşturdu, beğenmedim ama onu oluşturmak için harcanılan enerjiyi düşünerek paylaşmaya karar verdim.

Discover more from DO Wellness Co.

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a comment